13 Haziran 2012 Çarşamba

Öğretmenden Satılık Bilgi

 


Ben de enerji patlamaları dün itibari ile başladı, Meclis koltuğunda oturan büyüklerimizin "Ne Yapıyorsunuz ki Siz Öğretmenler" dedikleri mesleğimde ben, güne yayılacak enerjinin %80 90 civarını  sıkıştırılmış Zip programı gibi 5 saatte tüm dikkatimi vererek işimde harcıyordum.

   Seminer dönemi başladı, 1 Temmuza kadar okulların boş koridorlarında ben tepiniyorum şimdi çocuklardan daha çok. Mesele sınıfta çocukları yanlız bırakma endişesi olmadan kahvemi içiyorum doya doya, tuvalete gidip ihtiyaç görmek bile zordur bizim branşta çünkü tenefüsümüz yoktur.

EVET VÜCUDUN ALIŞTIĞI TEMPODAN ÇIKMASI, ENERJİ PATLAMASI YAPIYOR YILIN ŞU GÜNLERİNDE BİZLERDE... 

   Geçtiğimiz haftalar okulların Pikniğe gittikleri bir sezondu kapanmaya yakın, Blogger annelerini neşeyle kocaman bir gülümseme ile okudum, hepsi ağız birliği etmiş gibi  " offf kafam şişti çocuk gürültüsünden, velilerin dedikodularından" diye hayıflanıyorlardı.

(traş köpüğü ile rahatlama çalışması ilk dakikaları, şimdilik temiziz, son dakikaları varın siz hayal edin:)

   O ne ki efendim, kafanız şişer, başınız döner, biri çişim geldi der gider, dönmeyince koşturur gidersiniz bakmaya, biri hep kalemini kaybeder, diğeri ben kesemiyorum diye üzülür, en şirin gülümsemenizle " olur mu çocuğum ne güzel kesmişsin, daha iyisini yapabileceğine inanıyorum" diye motive bekler...

   Her sene mutlaka uyum sorunu olan bir iki öğreciniz allah tarafından sizi sabrınızı denemek için gönderilir. Kızların saçını çeker, oyuncak fırlatır, çocuğa yardımcı olabilmek için önce velisine yardımcı olmanız gerekmektedir, veli zaten uçmuş gitmiş başka dünyalardadır ki çocuk bu hale gelmiştir.

    Yıl sonu gösterisi zamanı gelir, Masraf olmasın diye LCW den 10-20 TL. lik gömlek, etek seçersiniz, Tek bir veli eteği beğenmez " ben bunu beğenmedim alırsam çöpe atarım " der,

   Siz nazikçe "Başka bir kıyafet giydirin o zaman çuval giyseler yakışır çocuklara, bizim için onların sahneye çıkması önemli" dersiniz,  veliye yetmez galyana getirmeye çalışır diğer velileri,
 
 " 8 aylık emeğimin karşılığı bu mu şimdi" dersiniz kendi kendinize ...

   AMA YILMAZSINIZ... 25'i ile tek tek özenle ilgilenip, etkinlikleri yetiştirip, sağ sağlim annelerine teslim edip, evinize ablak gibi gidersiniz, kafanızı toplamanız 2 3 saat alır.

    Bir Öğretmenin en büyük hediyesi VEFADIR, bunlar büyüyüp adam olacak elimizi öpmeye gelecekler deyip, hüzünlenirsiniz...


   Tatilimiz fazla görünür bazılarına, Evet fazladır, ama sorun bi niye fazladır,

   Çünkü yorgunluklar atılıp Ağustos ayı başında "artık okul açılsın, okul açılsın, okul açılsın..." laflarıyla başlarız sıkılmaya, mızmızlanmaya...  Çocuklardan çok bizler bekleriz açılış gününü hevesle.

   O motivasyonla... Allah ne verdiyse yine bir enerji, yeni bir soluk, tüm yılı güzel bir şekilde bitirme çabası...


   Malum okullar kapanınca  anne babalar okul arayışı içine girdiler, benim nacizane fikrim şudur ki, Okul değil  Mutlu bir Öğretmen seçin. Okulların güzelliği, temizliği idareciler ve siz velilerin gönlünden geçen bağışlarla alakalıdır.

   Sizlerin bütçeleri kadar okullar personel alımı yapılabilinir, tuvaletler mis gibi kokar, sınıf donanımları arttırılır.

   Hepimiz milli eğitim öğretmeniyiz, En güzel okula da verseniz, Öğretmenden verim alamaya bilirsiz, çünkü seçmece değiliz, kendi isteğimizle atama yoluyla o okula gideriz.



   Öğretmen benim gözümde önce SEVGİ DOLU , VİZYONU OLAN, SABIRLI, TEŞVİK EDEN, insandır.

   Çocuklarınız için Sevgisini Esirgemeyen, Mücadele eden, Hep olumsuzluklardan bahsetmek yerine , Bardağın dolu kısmını da görebilen,  Çocuklara okulu, kitapları, öğrenmeyi sevdire bilmektir öğretmenlik, Çocuğunuzun Matematiği Türkçesi iyi olmayabilir, ama okula gitmek istememesinden, nefret etmesinden  daha kötü bir durum değildir.

   Ne mutlu bana ki çevremdeki meslektaşlarım, öğretmenliği layıkı ile yapan insanlarla dolu, Ben hala çok şey öğreniyorum onlardan.

   şimdilik bana müsade uufff çok uzun yazmışım...

   Beni bir süre Buralarda Görürsünüz görmezsiniz bilmem, Ben o İzmir senin, bu Yunan Adaları benim, o mojito senin, bu Rakı Balık sofrası keyfi benim, günümü gün edeceğim. Bilgisayarımı Götüremezsem arada cep telefonundan giricem.

   Sevgiler, Saygılar, Mutlu Günler....






10 yorum:

  1. günaydın , şimdi bu postta ağlanacak hüzünlenecek ne var de mi :)
    ama çok duygulandım, emeğine ,yüreğine sağlık ..her öğretmen senin gibi olsun isterdim, dilerdim..
    sen , siz bu tatili hakettiniz fazlasıyla, tek derdim özlerim seni ;)
    İyi tatiller bol gezmeler buraları ihmal etme e mi :)

    YanıtlaSil
  2. Hakikaten çok özel bir meslek sizinkisi. Bu bir çocuğun ev dışında ki hayatının başlangıcı ve o kadar önemli oluyor ki, o kadar çocukların geleceğini belirleyebiliyor ki. Yürekten katılıyorum, okul değil öğretmen seç görüşüne. Herkes öğretmen olabilir elbette ama anaokulu ve ilkokul öğretmeni olmamalı bence, her çocuğun içinde ki birbirinden çok farklı yeteneği, öğrenme yöntemini ortaya çıkarabilmek, her çocuğa farklı yönleriyle özel olduğunu hissettirebilmek o kadar önemli ki bu başlangıçta. Sana iyi tatiller ama yazılarını özleyeceğim bilesin.... Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. İnanılmaz duygulandım , senin gibi öğretmenler sayesinde değişecektir ufuklar..
    Helal olsun sana be...

    Sefan olsun, tatil dönüşü ne postlar çıkar şimdiden gülümsememi de aldım bekliyorum.

    Not: Lcv den 20 Tl'ye gösteri kıyafetini ayarlıyorsun ve tü kaka diyorlar breh breh ben seni başımın üzerinde taşırdım, kıymet veren ile kıymet bilen niye bir türlü buluşmaz ayrı bir post konusudur.

    YanıtlaSil
  4. Bol bol gez dinlen, bol bol resimle ve güzel anıyla dön :)

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel yazmışsın ellerine sağlık, duygulandırdın beni. Haklısın öğretmenin kendini bilen bir insan olması, senin gibi onların çocuk değil de küçük insanlar olduklarının bilincinde olması, kendiyle barışık ve mutlu olması çok önemli. Öğrencilerin çok şanslı. Öğretmenlerin değeri her kesimden farkında olmayanlar tarafından anlaşılır umarım, geleceğimiz sizlerin ellerinde şekilleniyor.

    YanıtlaSil
  6. Ah kuzum bilmez miyim, 4 sene bizzatihi denedim. Hep en kolay iş öğretmenlik derlerdi, tatili bol derlerdi ben de o gazla seçmiştim ama gel gör ki o 2 ay tatilin 10 ay nasıl burnundan getirildiğini iyi bilirim. Kafa sesinle konuşmaya zamanın olmaz. Ne zamanki ofis işine başladım sabah gazetemi çayımı alıp bilgisayarın başına geçtim, ooh be dedim. Hakikaten sevmeden yapılacak iş değil. Sevgim saygım sonsuz!Öperim gül yanaklarından:))

    YanıtlaSil
  7. Gülçin, biliyorsun çocukların yaşı yaklaştıkça kreş/anaokulu konusunda kafayı araştırma ıle bozdum...
    Sen şimdi böyle anlatınca evi taşıyasım geldi sizin oraya: )
    Doğru bildiğinden şaşma, boşver arızalı velileri... Onlar için güzel laflarım var ama burası yeri değil: )

    Opuyorum, bol bol eğlen enerji depola...

    YanıtlaSil
  8. Öğretmen olmak bir insana bu kadar yakışabilir ancak :D Bir süredir okuyamıştım blog başlığındaki fotoğrafı yeni gördüm.

    Bence Öğretmenlik en iyi ama en zor meslek. Her öğretmen senin gibi olsa kimsenin aklı çocuğunda kalmaz ama maalesef kötü olanları da o kadar fazla ki. Şimdiden olmayan çocuğum için endişeleniyorum bazen.

    Tatil planınız da çok güzel. İyi eğlenin, bol bol dinlenin.

    Öperim.

    YanıtlaSil
  9. Öğretmen var, öğretmen var. Umarım sizin gibi öğretmenlerin sayısı artar.
    İyi tatiller:)

    YanıtlaSil
  10. zor ama keyifli meslek ha.
    :)

    YanıtlaSil

Üyelik olmadan yorum yazmak isterseniz, Yorumlama biçiminden, en altta "Anonim" seçeneğiyle gönderebilirsiniz.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...