10 Mayıs 2012 Perşembe

Kocayı St. Petersburg'a Gönderirsen


   Erkeklerin hepsi aynı mı?

   "Bir tarafta Sabri, öte yanda Messi. Nasıl aynı olabilir ki?"

    Ama değişmeyen gerçekler yüzyıllardır aynı olsa gerek, Erkekler bayanların önce fiziğine bakıyorlar. 
   
    Mesela ilkokul da 4 yıl içten içe sevdalandığım, platonik aşkım Tuna, ortaokulda da aynı sınıftaydık, KOCA MEMELİ Derya’ya bayık bayık bakmaya başladığında, benimkiler fındık kadar bile değildi daha o zamanlar, Özgüvenimi alıp götürmüştü.


    Daha 6 yaşındayken,  Komşu oğlu tarafından yanağımdan öpüldüğümde dünyanın en güzel kızıyım diye ayna önünden ayrılmamıştım günlerce,ama bi koca memeli kıza yenik düşmüştüm, Südyenim bile yok ki daha, içini pamukla, çorapla doldurayım, Hürrem gibi yaka bağır açayım saltanatım görünsün, nerde..

   Hoş öyle bir durumda önce annem kafamı, sonra babam bacaklarımı kırardı, Belki de kızmazlardı da, biz hep kıracaklarını düşünerek edepli terbiyeli davranırdık.

  Neyse efendim, bakın içime oturmuş söylemiştim ya, koca memeli Derya yüzünden, Ben o hafta çok ağlamıştım, Anılarımızı düşündüm bir bir, daha çok ağladım, ne güzelde oyun oynardık okul bahçesinde, hepsi bitmişti artık.

Oy palas palas
Yanıma gel biraz
N’apacaksın beni
Seviyorum seni
Sevdiğim erkek sarışın olmalı 
(bendeniz, tuna kumral olduğu için kumral olmalı derdim)
Gözleri ela,( aynı şekilde kahverengi),  
bulaşık yıkamalı, heeyyy…

   Çocukluk  aşkım Tuna’dan, son aşkım Murat’a gelinceye kadar geçen sürede büyüdük, serpildik, Allahtan göğüsler de büyüdü de “MEME Sendromu”ndan kurtulduk derken, "Bacak Sendromu" başlayacak bugünlerde de bendenizde.

   Yıllardır, “ahh akılsız başım bekarlığımda niye gitmedim şu kuzey ülkelerine diye hayıflanan koca-mana jest yaptım, yanmak üzere olan milleriyle “al bir arkadaşını St. Petersburg’a gidin” dedim,  hayırlı evlat babasıyla gitti, geldi.



   Deli Petro’ya boşuna deli dememişler, akıllara zarar güzellikte bir şehir yaratmış, yaratmasına da, gezilen her tarihi mekan sonrası, bir de mini etekli bacak fotoğrafı görmeseydik iyi olacaktı fotoğraf karelerinde.

   “Neymiş efendim, hani taaa uzakta bir kule görünüyormuş ya, işte onu çekerken bu kızlarda girmişler kareye” oldu paşam, sen kıvıra koy, ben öbür uçundan  düzlerim seni birazdan.

   İşin şakası, bunlara bozulmadım, ama bi Allahın kulu da babet, düz ayakkabı giymez mi bir memlekette, hepsinin mi bacakları bu kadar güzel olur. Oluyor arkadaş.

    "Sadece topuklu giymekle kalmıyorlarmış, çokta güzel yürüyorlarmış, taşıyorlarmış üstlerinde…"

    Aboooowww… Bak hala konuşuyor, İlişkimizde arkadaşlığa önem verdikte, ben senin asker arkadaşınmıyım anlatma  uleeeyynnn. Bi sus artık Koca-man.

   Yarın ilk iş sezonluk topuklu ayakkabılar kutularından çıkarılacak, yara bantları topuk arkadasına yapıştırılıp, evde biraz yürüyüş çalışılacak.

   Yooo.. Komplekse girmiş gibi mi davranıyorum, hadi canım , elalem ne derse desin, hade, hadee, hadeee.....



    2700 Km uzakta hiç tanımadığım kızların bacaklarını yayınlayacak değilim tabi ki, ama Neva Nehri kıyısında fotoğraf çekimi yaptıran  gelin ve damadı pek sevdim onlara Mutluluklar dileyip, 

    Sizleri de Kocaman Kocaman öpüyorum.

12 yorum:

  1. Kendinle ve durumunla bu kadar eğleniyor olman çok hoş :)
    Sevgi

    YanıtlaSil
  2. hahha ben dedim sana erkek milleti, gonderilmez:)) ama valla hosuma gitti. benim koca da bayılıyr boyle anlatsın, dur bu ben senin asker arkadasınmıyımı kullanayım ben de:)

    YanıtlaSil
  3. selam aysuncum ben de kıskançlık yazısı yazınca seninle aynı anda linkini gönderdi bana okudum çok eğlendim valla az bile bacım söylediklerin ben bakkala gönderemem be :)http://www.hayatadokunansatirlar.com/2012/05/bizim-evin-kiskanclik-halleri.html?showComment=1337202602011#c886308906727237915

    YanıtlaSil
  4. blogunuza bugün rastladım .sizi tebrik ediyorum sabrınıza hayran kaldım:D.benimde nişanlım yurtdışına gitmeyi çok seviyor,ama gideceği ülkeleri ben seçiyor gibiyim:).çin ve hindistanda hiç tehlike yok mesela ben gönderdim;döndüğünde ''aşkım orda kadınların hepsi birbirine benziyo,çok itici geldiyahu'' diyerek benim kıymetimi daha çok anladı:).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canim, adamin niyeti varsa gozunun onunde yapar, Sal gitsin...

      Sil
  5. keşke birlikte gitseymişiniz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim iznim yoktu, ona ben onerdim st petersburg'u... ben gidip oralarda komplekse girip gelemem:)

      Ben ozgurce kiz kiza tatile cikabiliyorken, onunda cikmaya hakki ve ihtiyaci var diye dusunuyorum.

      Sil
  6. Şükür ki benim koca bekarken gitmiş oraya, hem de kız arkadaşına!! Acayip kompleksim var bu sebepten ruslar konusunda, sevmiyorum arkadaşım, ölsem göndermem bi daha :)
    Böyle bazen esiyor bana da, iki dirhem bir çekirdek giyiniyorum ara sıra ve mutlaka topuklu tabi altında ama sonra yara bantlarıyla geziyorum iki hafta. Anlamıyorum benim ayaklarım da mı bir sorun var yoksa ayakkabılarımda mı aceba!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. topuklu ayakkabı alışkanlık meselesi, giydikce alisiyor insan,
      birde ergonomik kaliteli almak lazım..

      Sil
    2. Gülçincim, en pahalı ayakkabılarım topuklu olanlar, çizmelerden fazla para veriyorum onlara ama gerçekten ayaklarımla ya da yürümemle ilgili bir sorun var galiba, bir de haklısın alışkanlığın da katkısı çok aslında. Ama özgüven tavan yapıyor giydiğimde valla :)

      Sil
  7. ama sen sahiden komiksin ki.
    gülmemek elde değil anlatış tarzından.
    :)

    YanıtlaSil
  8. :)

    Asker arkadaşın mıyım, lafını aklıma yazdım :)

    YanıtlaSil

Üyelik olmadan yorum yazmak isterseniz, Yorumlama biçiminden, en altta "Anonim" seçeneğiyle gönderebilirsiniz.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...