Ben de enerji patlamaları dün itibari ile başladı, Meclis koltuğunda oturan büyüklerimizin "Ne Yapıyorsunuz ki Siz Öğretmenler" dedikleri mesleğimde ben, güne yayılacak enerjinin %80 90 civarını sıkıştırılmış Zip programı gibi 5 saatte tüm dikkatimi vererek işimde harcıyordum.
Seminer dönemi başladı, 1 Temmuza kadar okulların boş koridorlarında ben tepiniyorum şimdi çocuklardan daha çok. Mesele sınıfta çocukları yanlız bırakma endişesi olmadan kahvemi içiyorum doya doya, tuvalete gidip ihtiyaç görmek bile zordur bizim branşta çünkü tenefüsümüz yoktur.
EVET VÜCUDUN ALIŞTIĞI TEMPODAN ÇIKMASI, ENERJİ PATLAMASI YAPIYOR YILIN ŞU GÜNLERİNDE BİZLERDE...
Geçtiğimiz haftalar okulların Pikniğe gittikleri bir sezondu kapanmaya yakın, Blogger annelerini neşeyle kocaman bir gülümseme ile okudum, hepsi ağız birliği etmiş gibi " offf kafam şişti çocuk gürültüsünden, velilerin dedikodularından" diye hayıflanıyorlardı.
(traş köpüğü ile rahatlama çalışması ilk dakikaları, şimdilik temiziz, son dakikaları varın siz hayal edin:)
O ne ki efendim, kafanız şişer, başınız döner, biri çişim geldi der gider, dönmeyince koşturur gidersiniz bakmaya, biri hep kalemini kaybeder, diğeri ben kesemiyorum diye üzülür, en şirin gülümsemenizle " olur mu çocuğum ne güzel kesmişsin, daha iyisini yapabileceğine inanıyorum" diye motive bekler...
Her sene mutlaka uyum sorunu olan bir iki öğreciniz allah tarafından sizi sabrınızı denemek için gönderilir. Kızların saçını çeker, oyuncak fırlatır, çocuğa yardımcı olabilmek için önce velisine yardımcı olmanız gerekmektedir, veli zaten uçmuş gitmiş başka dünyalardadır ki çocuk bu hale gelmiştir.
Yıl sonu gösterisi zamanı gelir, Masraf olmasın diye LCW den 10-20 TL. lik gömlek, etek seçersiniz, Tek bir veli eteği beğenmez " ben bunu beğenmedim alırsam çöpe atarım " der,
Siz nazikçe "Başka bir kıyafet giydirin o zaman çuval giyseler yakışır çocuklara, bizim için onların sahneye çıkması önemli" dersiniz, veliye yetmez galyana getirmeye çalışır diğer velileri,
" 8 aylık emeğimin karşılığı bu mu şimdi" dersiniz kendi kendinize ...
AMA YILMAZSINIZ... 25'i ile tek tek özenle ilgilenip, etkinlikleri yetiştirip, sağ sağlim annelerine teslim edip, evinize ablak gibi gidersiniz, kafanızı toplamanız 2 3 saat alır.
Bir Öğretmenin en büyük hediyesi VEFADIR, bunlar büyüyüp adam olacak elimizi öpmeye gelecekler deyip, hüzünlenirsiniz...
Çünkü yorgunluklar atılıp Ağustos ayı başında "artık okul açılsın, okul açılsın, okul açılsın..." laflarıyla başlarız sıkılmaya, mızmızlanmaya... Çocuklardan çok bizler bekleriz açılış gününü hevesle.
O motivasyonla... Allah ne verdiyse yine bir enerji, yeni bir soluk, tüm yılı güzel bir şekilde bitirme çabası...
Malum okullar kapanınca anne babalar okul arayışı içine girdiler, benim nacizane fikrim şudur ki, Okul değil Mutlu bir Öğretmen seçin. Okulların güzelliği, temizliği idareciler ve siz velilerin gönlünden geçen bağışlarla alakalıdır.
Sizlerin bütçeleri kadar okullar personel alımı yapılabilinir, tuvaletler mis gibi kokar, sınıf donanımları arttırılır.
Hepimiz milli eğitim öğretmeniyiz, En güzel okula da verseniz, Öğretmenden verim alamaya bilirsiz, çünkü seçmece değiliz, kendi isteğimizle atama yoluyla o okula gideriz.
Öğretmen benim gözümde önce SEVGİ DOLU , VİZYONU OLAN, SABIRLI, TEŞVİK EDEN, insandır.
Çocuklarınız için Sevgisini Esirgemeyen, Mücadele eden, Hep olumsuzluklardan bahsetmek yerine , Bardağın dolu kısmını da görebilen, Çocuklara okulu, kitapları, öğrenmeyi sevdire bilmektir öğretmenlik, Çocuğunuzun Matematiği Türkçesi iyi olmayabilir, ama okula gitmek istememesinden, nefret etmesinden daha kötü bir durum değildir.
Ne mutlu bana ki çevremdeki meslektaşlarım, öğretmenliği layıkı ile yapan insanlarla dolu, Ben hala çok şey öğreniyorum onlardan.
şimdilik bana müsade uufff çok uzun yazmışım...
Beni bir süre Buralarda Görürsünüz görmezsiniz bilmem, Ben o İzmir senin, bu Yunan Adaları benim, o mojito senin, bu Rakı Balık sofrası keyfi benim, günümü gün edeceğim. Bilgisayarımı Götüremezsem arada cep telefonundan giricem.
Sevgiler, Saygılar, Mutlu Günler....
şimdilik bana müsade uufff çok uzun yazmışım...
Beni bir süre Buralarda Görürsünüz görmezsiniz bilmem, Ben o İzmir senin, bu Yunan Adaları benim, o mojito senin, bu Rakı Balık sofrası keyfi benim, günümü gün edeceğim. Bilgisayarımı Götüremezsem arada cep telefonundan giricem.
Sevgiler, Saygılar, Mutlu Günler....
